KURUMSAL
SON DUYURULAR
BASIN VE KAMUOYUNA
8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ BİLDİRİSİ
Tarihsel süreçte kadın hakları mücadelesi, yalnızca kağıt üzerindeki bir eşitlik arayışının ötesinde;
insanın en temel yaşama, var olma ve onuruyla üretme hakkının savunulmasıdır. Ancak bugün,
evrensel haklar ile toplumsal gerçeklik arasındaki uçurum giderek derinleşmektedir.
Bu karanlık tablodan çıkışın yegane yolu olarak gösterilen eğitim-öğretim süreci özel okullar eliyle
kadın eğitimcilerin üzerinden kadın haklarını ihlal aparatına dönüşmüştür. Özellikle insan haklarını ne
mesleki sınırlarını ihlal eden şu idari pratikler ivedilikle son bulmalıdır:
* Kadın öğretmenlerin istihdam süreçlerinde temel bir insan hakkı olan “gebelik planlamalarının”
sorgulanması, cinsiyete dayalı ayrımcılığın ve idari tahakkümün henüz mülakat aşamasında başladığını
göstermektedir. Bu onur kırıcı uygulama derhal terk edilmelidir.
* Kadın olduğu için öğretmeninin otoritesini tanımayan, saygı duymayı reddeden ve bu cinsiyetçi
cüreti sistemin zafiyetlerinden alan bir öğrenci kitlesinin yaratılmasına zemin hazırlamaktadır.
*Mesai saatleri ve özel alan sınırlarının ihlal edilmesi; velilere, iletişim süreçlerinde profesyonel sınırları
aşarak fütursuzca hesap sorucu bir tutumla öğretmeni dilediği saatte rahatsız etme gücü
vermektedir.
* Kurum yönetimlerinin; erkek velinin müdür odasında bir kadın öğretmene alenen hakaret etme,
bağırıp çağırma cüretinin gösterilmesi üzerine kendi eğitimcisinin şahsiyetini tavizsiz bir şekilde
savunmak yerine, veliyi "uzlaşma ve ikna” yoluyla teskin etme tavırlar salt bir acizliktir.
Çözüm eğitimdeyken kadını değersizleştirmenin bizzat eğitim kurumlarında başlaması ve bu saydığımız
pratiklerin olağanlaşması, sistemin en büyük ikiyüzlülüğüdür. Meslektaşımız Fatmanur öğretmenin
cinayeti, salt bir asayiş sorunu değil; kadına yönelik şiddetin, tahammülsüzlüğün ve
itibarsızlaştırmanın, işte bu temeller üzerinde toplumsal dokuya nasıl işlediğinin en acı göstergesidir.
Veli, öğrenci ve eğitim kurumunun kadın hak ve onurunun çiğnenmesi eyleminin öznesi olduğu
sistemi reddediyoruz!
ÖSÖB-DER YÖNETİM KURULU
